top of page

YERİNİ DOLDURMAK !



Neyin yerini doldurmak istiyoruz?

Yaşamın en karmaşık sorularından biri budur. Hangi duyguyu eksik yaşıyoruz ve neyin yerini doldurmaya çalışıyoruz. Gerçekleşmesini istediğimiz olaylar yerine hangi olay ve durumları yaşıyoruz veya yaşadık. Geçmişin tozunu zihinden silmenin vakti geldiyse inancımızı devreye sokmalıyız. Gücümüze, tutarlığımıza inanıyor muyuz sorgulamalıyız. Bulunduğumuz yaşa kadar bir bakalım nelere inandık; beğenilmeyeceğimize, başarılı olamayacağımıza, insanların gözünde iyi bir konumda olmadığımıza, aşağılık olduğumuza, sevilmediğimize, memnuniyetsiz olduğumuza, sorumluluklarımızın ötesinde yük taşımamız gerektiğine ve daha fazlasına. Olumsuz inançlarımızı not ederek başlayalım mı ?

Kim olduğumuzu, ideal yaşamımızın ve hayallerimizin neler olduğunu inanç sistemimizi çözerek fark edebiliriz. Olumsuz inançlar, kişinin hayata karşı beklentilerinin olması gerekenin ötesinde olmasına sebep olur ya da tamamen beklentiyi düşürür ve kaderci bir anlayışla içinde bulunduğumuz hayata maruz kalmamıza sebep olur. İdeal benlik ve gerçek benlik arasında mesafelerin bulunması bizi kendimizden uzaklaştırmaktadır, neyin yerini doldurmak istediğimizi bilemeyiz. Geçmiş tarihlerin hepsi takvimde kaldı, bugüne odaklanmak ve şuanı yaşamak kolaydır ancak harekete geçmek zordur. İçinden gelen hızlı enerjiyi yönetmek yorucu olabilir, bu nedenle geçmişten kurtulmak yerine konuşarak rahatlamaya çalışabiliriz. Bu noktada devreye iletişim kelimesinin anlamı girmektedir. İletişim kavramını ruhumuza ve bedenimize uyarlayabilmek için alternatif düşüce sistemimizi geliştirmeli, bunun içinde yetişkinler olarak bol bol felsefik sorgulamalar yapmalıyız.

Bir danışanım neden ikiye bölündüğünü sormuştu.. Çünkü varoluşunu kabul etmiyordu. Yaratılışınızı kabullenmenin yöntemlerinden biri de çok insan tanımak ve dünya üzerinde önemli daha etkili konulara ortak olmaktır. Başkasının acısına ortak olma fırsatımız yok ise neyin yerini doldurmak istediğimizi bilemeyiz, başkalarının baş etme ve çözüm tekniklerini analiz etmemişsek veya bunları yapma şansımız olmamışsa boşlukta kalmaya devam ederiz. Bazılarımızdan şunu duyar gibiyim; Ben hepsini yaptım ve çok başarılıyım ben neden boşluktayım? Ya da ben neyin yerini doldurmalıyım? Beyni ve ruhu yoran kişilik tiplerinden biride mükemmeliyetçi kişilik yapısıdır. Her şeyin en iyisini yapmaya mecbur büyütülmek kendi içinde ki çocuğu kaybetmene sebep olmuştur. En son hangi gün doya doya yemek yediğini veya kahve içtiğini veya kahkahalarla güldüğünü veya birileri tarafından samimi bir biçimde önemsendiğini hatırlıyor musun?

İnsanoğlunun içinden çıkmayan sırları ve kasaları vardır. En derin duygular bu kasalarda kilitlidir. Senin kaç tane kasan var? Kasalarında sağlığın mı var? Paran mı? Manevi yaşamın mı? Eşin veya partnerin mi? Hassas olduğun duygu en ağır kasanda bulunmaktadır. Bu duyguyu keşfetmek için kendine giden yolu bulmaktan vazgeçmemelisin. Bunun için destek alabilirsin. Herkesin destek aldığı gibi…


Sevgilerle..

Commenti


Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page